ASTROLOJİK ÖYKÜLER

ZEYTİN AĞACI

“Geçmişle bağımızda kilitlenip kalmış her şey bugünkü hayatımızda bir şekilde görünür olur. Belki de şans ya da şansızlık dediğimiz her şey geçmişte atılmış ya da atılmamış adımların sonucudur.” Zeytin Ağacı

ZEYTİN AĞACI DİZİSİ

Üç kadının hikayesine tam ortasından, sonundan ya da en başından mı başladık? Öğrendiklerimiz, izlediklerimiz, kulaktan kulağa fısıltılar halinde büyüdü. Kök Aile Dizimi çalışmalarını araştırmaya yöneldik. Belki duyduk öncesinde ama daha çok araştırma içerisine girdik. Kimimiz kıyasıya eleştirdi, bilimsellikle alakası yok, inanmayın böyle şeylere biz boşuna mı psikoloji, tıp okuduk dedi. Ama dizide psiko-drama değildir, hastalıklara kesin çare değildir, ruhumuzdaki, köklerimizdeki yaralara dokunuyoruz, tanı koymaz, tedavi değildir, vb. tarzda cümlelerle vurgulanmasına rağmen. Kimimiz de aman şimdi hemen yaptırmalıyım, dedi. Duygularıyla hareket eden, değişken yapıya sahip, biraz manipülatif bir ülke haritasına sahip ; memleketim insanları olarak, bunlar çok normal.

Aile Dizimine ve ruhumu şifalandıran diğer yöntemlere ben de katıldım. Ve şimdi de katılmaya devam ediyorum. Kanser olduğumu öğrendiğimde başladı süreç. O yüzden Sevgi karakterinin yolculuğu çok tanıdık, bana. Tabi ki aynılıklar yok hayatımızda, benzerliklerimiz ya da farklılıklarımız bizi özel kılan. Ben kansere teşekkür etmiştim. Bunu tüm içtenliğimle söylüyorum; başıma gelmesinin mutlak bir sebebi var, diyerek. Doktorum; bacağını kesebiliriz, demişti. Ve sonra ağlama krizine giren bana; bacağın hayatından daha önemli mi? de demişti. Bazen bir cümleyle sarsılırsınız. Şanslıyım, bacağım fazlalıklarından kurtulup benimle olmaya devam ediyor. Ve böylelikle her şey geride kaldı. Ama hiç bir şey sihirli bir değnekle hayatınızı değiştirecek güce sahip değil, en azından yaşadığımız dünyada. İnandıklarımızla sınandığımızda yara alırız. Ve en çok kendimize inancımızı kaybettiğimizde…

Eski hayatımıza kırmızı bir çizgi çekemiyoruz, evren sınırları sevmiyor aslında. Sınırları koyan biziz, kıt algılarımızla. Ruhumuzun incidiğini,, ona fazlaca yükler yüklediğimizi, attığımız ya da atılan düğümleri fark edemeyebiliriz. Taa ki bedenimiz ya da ilişkilerimiz hayati sinyal verene kadar. Bazen anlamak için şanslı da olamayabiliriz. Ruhumuzun derinliklerine indikçe;

Cihân-ârâ cihân îçindedir ârâyı bilmezler


O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler

HAYALİ

ATHENA TAPINAĞI

ATHENA TAPINAĞI

Kaz Dağlarının eteklerinde; karşısında Midilli, Edremit Körfezi ve Ege’nin masmavi sularını izleyen Athena Tapınağı. Üç kadının dilek dilediği Asos’ta, Behramkale köyünde bulunuyor. Milattan önce 530 yıllarında yapımı tamamlanan, volkanik bir kaya üzerinde genişçe bir alana yayılan; çatı ve duvarları olmayan 34 sütundan oluşan ve muhteşem manzarasıyla denize ve şehre hakim bir yer. Yunan mitolojisindeki 12 Tanrıdan birisi olan Zeus’un kızı Athena yani “Minerva” adına yaptırılmıştır. Şehri koruduğuna inanılan Tanrıçanın adı Yunanca ‘da ” koruyucu” anlamına gelmektedir. Antik dönemde tanrılar adına yapılan bir çok tapınak bulunur. Athena Tapınağı ayrıca Milet, Bergama, Foça ve Erythrai’de de bulunmaktadır. Asos antik kentindeki ilk kazılar Amerikalı bir arkeoloji gurubu tarafından 1881-1883 yılları arasında yapılmıştır. Athena heykellerinin başka ülkelere götürüldüğü bilgisi de bazı söylenceler arasındadır.

ATHENA MİTOLOJİK ÖYKÜSÜ

Tanrıça Athena ve Mitoloji

Athena Yunan mitolojisinde; sanat, zeka, strateji, ilham ayrıca beceri, savaş ve barış Tanrıçasıdır. Adına yapılmış 5 tapınak bulunur. Mitolojide kendisini annesi doğurmamıştır. Roma’da “Minerva” adıyla anılır.

Tanrıların başı olan Zeus babasıdır, ilk karısı (hikmet) Tanrıçası Metis ise annesidir. Babasının en sevdiği çocuğu olarak geçer. Söylenceye göre Zeus’a Gaia; bir kız çocuğu olursa ardından doğacak erkek çocuğunun, babasının elinden tahtını alacağını söyler. Bunun üzerine Tanrı Zeus, doğum yapmak üzere olan eşi Metis’i bir çırpıda yutar. Doğum zamanı geldiğinde başındaki ağrıya dayanamayan Zeus;  Hepaistos’tan; kafasını baltayla yarmasını ister. Yarılan yerden elinde mızrak, başında miğfer ile yeri göğü inleten çığlıklar atan, Athena doğar. ( (Homeros, İlyada )

Athena kenti ve kentli yaşamını korur. Taşranın, (köy yaşamının) Tanrıçası Artemis’in bu nedenle karşıtıdır. Bakireliği, elindeki Mızrak ile savaşı, Zeytin dalı ile barışı, Gök gözlü baykuş ile de bilgeliği simgeler.

Troya’nın kuruluşunda ve yıkılışında da önemli bir yere sahiptir. Adil savaşın ve/ veya hangi idealler için savaşmalıyız kavramlarının da simgesidir. Bu tarafımızı temsil eder. Kent ve kadınların yaptığı tüm işlerde ve sanatta, müzikte de koruyucudur. Miğferinde; kumru, baykuş, koç ve balık gibi hayvanlar yer almaktadır. Ayrıca Atina şehrinin adı da Tanrıça Athena’dan gelmektedir. Atina’da adına yapılmış bir tapınak bulunmaktadır.

ZEYTİN AĞACI, MİTOLOJİ VE DİNLER

Denizler tanrısı Posedion ve Bilgelik Tanrıçası Athena arasında bir yarışma düzenlenir. Şehre en güzel ve en değerli hediyeyi veren yeni inşaa edilen Attika’ şehrinin koruyucusu olacaktır. Posedion elindeki üç dişli mızrağını kayaya vurur ve sular coşar, taşar, dışarıya bir at koşar. Ardından Athena mızrağıyla kayaya vurur ve Akropolis kapılarında bir Zeytin Ağacı oluşur. Şehir halkı bu hediyeyi daha çok sever. Ve böylelikle şehrin koruyucusu Athena olur. Kendilerini de Atina’lı olarak ilan ederler. Bugün hala o zeytin ağacının yaşadığını ve Yunan tanrıların o zeytin ağacının dallarının altında doğduğuna inanılır.

Zeytin Ağacının kutsallığı pek çok mit ve/ veya anlatıda, kutsal kitaplarda da geçer.

Kuran-ı Kerim’de Nur Suresi’nde:
“Allah göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil,
kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne
doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile,
nerdeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah
insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”(Nur Suresi 35. Ayet).

Hıristiyanlık’ ta; Hz. İsa’ya peygamberlik Zeytin Dağı’nda verilmiştir. Çarmıha gerildiği yerinde bir zeytinlik olduğuna inanılır. Ve böylece buradaki Zeytin ağaçlarının göz yaşları zeytin tanelerini oluşturmuştur.

İncil’de şöyle geçmektedir :

“…Eğer hamurun ilk parçası kutsalsa hamurun tümü kutsaldır. Eğer kök kutsalsa dallar da kutsaldır.
Ama zeytin ağacının bazı dalları kesildiyse ve sen, yabani zeytin filizi olarak onların yerine aşılanıp, öz
ağacın semiz köküne ortak oldunsa ortak oldunsa dallara karşı övünme. Ancak övünüyorsan unutma
ki, sen kökü taşımıyorsun, kök seni taşıyor. O zaman “ben aşılanayım diye dallar kesildi” diyeceksin.
Doğru onlar imansızlıktan dolayı kesildiler, sen ise imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!
Çünkü Tanrı asıl dalları esirgemediyse, seni de esirgemeyecek. Onun için Tanrının iyiliğini ve sertliğini
gör. O, düşenlere karşı serttir, ama O’nun iyiliğine bağlı kalırsan sana iyi davranır. Yoksa sen de kesilip
atılırsın! İmansızlıkta direnmezlerse, Yahudiler de öz ağaca yeniden aşılanacaklar. Çünkü tanrının
onları geri aşılamaya gücü vardır. Eğer sen doğal yapısı yabani olan zeytin ağacından kesilip doğaya
aykırı olarak cins zeytin ağacına aşılandınsa, asıl dalların öz zeytin ağacına aşılanacakları ne kadar
daha kesindir!” (Romalılara Mektup 11:16-24).

Tevrat’ta (Eski Ahit), Zekeriya Kitabında, Beşinci Görüm: Kandillik ve Zeytin Ağaçları adındaki dördüncü
bölümde de zeytin ağacından bahsedilir:
“Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı. ‘’Ne görüyorsun?’’
diye sordu. ‘’Som altın bir şamdan görüyorum’’ diye yanıtladım, ‘’Tepesinde zeytinyağı için bir tas,
üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk var. Ayrıca şamdanın yanında, biri zeytinyağı tasının
sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.”…… Meleğe, “Şamdanın sağındaki ve solundaki bu
iki zeytin ağacı nedir?” diye sordum. “Altın gibi yağ akıtan iki altın oluğun yanındaki bu iki zeytin
dalı nedir?” “Bunların anlamını bilmiyor musun?” diye karşılık verdi. “Hayır, efendim” dedim. Melek :

“Bunlar bütün dünyanın Rabbi’ne hizmet eden, yağla kutsanmış iki kişidir” diye açıkladı.” (Tevrat,
Zekeriya Bap 4: 1-3, 11-14).

“Ama ben Tanrı’nın evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, sonsuza dek Tanrı’nın sevgisine güvenirim.”

Tevrat Hakimlerde de zeytinden bahsedilir:
“Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istemişler; zeytin ağacına gidip, ‘Gel kralımız ol’
demişler. Zeytin ağacı, ‘İlahları ve insanları onurlandırmak için kullanılan yağımı bırakıp ağaçlar
üzerinde sallanmaya mı gideyim?’ diye yanıtlamış.” (Tevrat, Hakimler Bap 9:8, 9)

ZEYTİN AĞACI DOĞUM HARİTASI İNCELEMESİ

Athena Tapınağı bu üç kadının hikayesinin başlangıcı gibi adeta. Üç savaşçı, kentli ve babalarından uzakta kalmış kadınlardır.

“Hayatımızda bazı şeyleri tekrar yaşıyorsak ya da hep aynı döngü farklı şekilde karşımıza çıkıyorsa buna geçmişimizden gelen hiç bilmediğimiz bir yara sebep olabilir mi? Geçmiş deyince sadece kendi geçmişimiz gelir aklımıza oysa büyükannelerimiz, büyükbabalarımız ya da onların anne babaları da bizim geçmişimize dahildir.” Zeytin Ağacı

Sevgili Bilge Kuş; biz seninle şimdi dizinin haritasına kuş bakışı bir göz atacağız. Astrolojik öykülerimizin bir başka durağında bakalım, gökyüzü bize nasıl rehberlik edecek?

ZEYTİN AĞACI DİZİSİ DOĞUM HARİTASI

Zeytin; astrolojide Güneş ile sembolize edilir. Güneş; Krallar gibi şöhretli, her devirde sahnede, neredeyse bütün mitlerde/anlatılarda kutsal ve ilahi olarak anılması bununla ilişkilidir. Zeytin Ağacının doğum haritasındaki Güneş, yöneticisi olduğu burçta yani; Aslan’da. Dizinin ismi, doğumundaki Güneş ile simgelenir. Ayrıca, zeytinin büyürken olgunlaşmasını için Zaman’a ihtiyacı var. İçindeki tohumunun yani çekirdeğinin sertleşmesi gerek ki geleceğe kalabilsin. Bu da dizinin omurgasını oluşturan Satürn ile ilgili . Bu Satürn, geri harekette yani içe dönük hesaplaşmaları ve kadersel etkileri anlatacak, dizideki hikayede; zamanın ve karmanın efendisi olarak. Ve dahası Aslan’daki Güneş ve Ay’ın karşısındaki burçta yani Kova‘da. Bu görünüm ise; kurulu sistemdeki erkek ve kadınların sistemle çatışma yaşayacağını anlatır.

Zeytin Ağacı dizisi; Aslan Yeniayının hemen öncesinde yayınlanmış. Evet; Güneş ve Ay Aslan Burcunda ama henüz kavuşmamışlar. Ay; balsamik fazda ve sıfır derecede. Bir doğum haritasında Ay’ın fazı büyük öneme sahiptir; duygusal yönümüz, bilinçaltımızın neleri temsil ettiğini anlatır. Filmdeki konunun nasıl işleneceğini yani hikayenin nasıl beslendiğini anlatacaktır, bize. Balsamik faz; Balık enerjisini taşır, kişiler kurban bilincinde olacaktır. Spritüel yanları kuvvetli, hırstan uzak, inançları güçlü, ruhsallığa önem veren, hisleri, bilinçaltları kuvvetli, geçmişle hesaplaşan ve/ veya oraya takılıp kalabilen insanların hikayelerini anlatacağım, der. Tüm bunları kahramanların hayatlarında görüyoruz. Değişim ve/ veya dönüşümü hayatları boyunca deneyimleyeceklerdir. Son sahnede herkesin hayatı, birbirlerine olan kattıklarıyla değişip dönüşmüştür.

Bir gezegen sıfır derecede olması ise henüz bir önceki burcun etkisini üzerinde taşıdığı anlamına gelir. Kafası karışık, değişken ruh halindeki kahramanlarımız da olduğu gibi. Yani henüz Ay Aslan gibi değil, Yengeç gibi davranabilir. Aile kökleriyle ve/ veya atalarıyla ilgili konular hayatlarında önemli bir yere sahip olacaktır. Duygularıyla, anneleriyle, dişil yönleriyle, dişi atalarıyla ilgili henüz yerine oturmamış şeyler var, demektir. Yengeç ev, emlak anlamına da gelir, dişil atadan Eleni’den gelen mirasın sahneye çıkıp; torunun çocuğu Leyla’ya ulaşması gibi. Tüm bunları sosyal topluluklar içerisinde deneyimleyecektir, der( 11. ev)

Astroloji sıfır noktasındaki gezegeni önemser. Çünkü burcun özelliklerinin vurgulanacağını da anlatabilir, bizlere. Duygularını göstererek, sahneleyerek, gösterişli şekilde yaşayan, eğlenirken, tatilde arkadaşlarıyla olan zengin bir ruha ve geçmişe sahip olmak gibi.

Bir hikayeye başlamak için, önceki hikayenin sonlanması, bitmesi gerekecek, bırakılması gereken ne varsa hepsi ile vedalaşılacaktır.

Dizi bittiğinde aslında hepimiz sonun bir başlangıç olduğunu ve dönüşen insan hikayelerini gördük.

Yükselen Başak ve benim doğum haritamdaki Asc derecesiyle aynı. ( Yazmasam olmazdı :)) Bazen dizideki ayrıntılara takılırız önce, mekanların fiziki görünüşleri dikkatimizi çeker. Teker teker işlendiğinde değil de bütün olarak bakıldığında hikayenin güzelliğine ikna olabiliriz. Başında verilen sahne ile sonunda gelişen olayları birbirine bağlamamız istenmiş, ayrıntılar Başak ve analiz etmek. Eleştiren ( eleştirilen), analitik düşünen, duygularını katmayan, hizmet sektöründe çalışan, doktor, mükemmeli arayan, kendini tam hissetmeyen bireylerin hikayeleri… Elbette yöneticisi Merkür’ün Aslan Burcunda olması; kendilerini ifade edebilen, yaratıcı, riskli kararlar alabilen (bu tüm karakterlerde neredeyse ortak payda), birbirlerine ilham olabilen… Ama bu Merkür, Kova burcunda geri giden Satürn’den, kısıtlayıcı ve zorlayıcı bir etki alıyor. Yani egonu bir kenara bırak; Aslan Kral, diyor. Satürn Kova’nın etkisini hissedecekler; birlikte ve meclisle alınacak kararlar ile hikayeni devam ettireceksin, diyor.

Retro Satürn’ün etkisini daha da büyüten ise ( Aslan yeniayı yazıma ulaşabilirsin) ay düğümleriyle olumsuz bir etkileşimde ve gerilimin zirve noktasında olması. Bu nedenle yaşanan her şey kadersel olacak. Zorlayacak, özgürlüklerini kısıtlayacak, geçmişe ait çözülmesi gerekenleri çöz, diyecek. Hem aşk hem iş hem de günlük hayatlarında köklü değişimler yaşanacak. Bırakılması gerekenleri bırak ayrıca yeni bir sistem kur, diyecektir. Ve böylece geleceğe atılacak adımlarda daha adil daha hümanist, toplumun yararına ve giderek bireysellikten bütüne ulaş, mesajını verecek. Bunu nasıl yapacaklar? Yakın arkadaşlarla, sevgiliyle keyifli vakit geçirilebilecek bir tatil beldesindeki “sistem kurucu” ile bu düzen kurulacaktır. Ama bu kişinin günlük hayat ritmi yani rutini bu. Şifa dağıtmak ve/ veya hizmet etmek. Elbette Satürn’ü sembolize eden Zaman Bey.

Hikayedeki kadınların ve erkeklerin babalarıyla iletişim problemleri, aralarındaki kopuklukta dikkat çekici. Bu nedenle hayattaki birincil motivasyonlarında çok etkin bir role sahip diyebiliriz. Babayı Güneş ve Satürn ( daha çok sistemimizdir) alabiliriz. Yükselen yöneticisi Merkür Aslan’ın, Satürn’den aldığı sert açıyı böyle de yorumlayabiliriz.

Haritanın eril ve dişil diğer göstergeleri olan Mars ve Venüs’te dikkat çeken bir görünüme sahipler. Venüs’ümüz Yengeç’te ve Lilith ile yan yana. Aile içerisinde kadınların uğradığı ihaneti sembolize eder, diyebiliriz. Kadınlar terk edilip, aldatılmış, onlara verilen sözler tutulmamıştır. Jüpiter’in sert enerjisi ile ilişkiler kopmuş, para ve bolluk enerjisi düğümlenmiştir. Aileden, vatan olarak görülen yerden uzaklara ani bir kararla göç edilmiştir. Ayrıca Venüs ve Jüpiter’in bu etkileşimi estetik ve güzellik için fazla yapılan harcamaları da anlatır. Yengeç; kanseri sembolize eder, Aslan ise kalp ile ilgilidir. Karaciğerler, Jüpiter ile bağlantılıdır.

Kahramanlarımız beklenmedik ve ani haberlerle dönüşüm geçirdiler. Uranüs, Mars ve Kuzey Ay Düğümü Boğa; Merkür Aslan ile gerilimli bir enerjideler. Yer hareketliliğini,( Selim’in deprem travması) konfor alanlarımızdan, sahip olduklarımızdan, keyiflerimizden, lüks hayatlarından, mesleklerinden ani ve sarsıcı şekilde vazgeçmek zorunda kalmaları. Ancak uğruna savaştıklarımız için değer miydi? Ayrıca Mars Boğa’nın 8. evde olması cerrah doktoru da anlatır.

Aşk hayatlarında ve çocuklarla ilgili konularda, bilinçaltlarının bir dönüşüm geçireceğini de Pluto’nun Ay’a yaptığı sert açıdan gözlemleyebiliriz. Ve böylece çocuklukta yaşanan travmalar, çocuk kayıpları, çocuğuna sahip çıkamayan söz hakkı olmayan anneler, çocuklarla ve aşk hayatıyla gelen dönüşüm ve bazen yıkım…

Her şeyin yavaş yavaş yoluna girmesine yardım eden ise tabi ki Jüpiter’di. Güneş ve uzakta olsa Ay’a yaptığı olumlu açıyla ilahi bir dokunuşun gerçekleşeceğini fısıldar, bize. Böylelikle arkadaşlıkları, ilişkiler ve yabancı bir elin hayatlarına dokunuşuyla şansları oluverir. Büyürler, ruh olarak da. Dikkat edilmesi gereken Jüpiter’in geri hareketine başlamadan önce durağan pozisyonda destek vermiş olması. Gözden geçir diyecek, ilişkilerini, danışmanlıklarını, avukatlığını yeniden gözden geçir. Yeni hayat planın için hazırlıklar yap ama hemen başlamak için acele etme. Hak ettiklerini alacaksın, bunlar geçmişe ait hak ettiklerin olacak.

Zaman Bey’in dizilim açtığı yerin arkasında bir Ejderha resmi vardı. Bu bizim geldiğimiz yeri ve gideceğimiz yolu gösteren bir simgedir. Ay Düğümleri de bunu anlatır. Çünkü Ejderha; ezoterik anlamda insiye olmaya gelmiş ruhu simgeler. Dönüşmek için gelmiştir, ruh. Ve böylece Ejderha sembolünün, ruhun tekamül yolculuğundaki engelleri ve tuzakları temsil ettiğini görürüz. Şöyle der; geçmişini, çocukluğundan getirdiklerini krizli şekilde de olsa dönüşerek, geride bırakmalısın.(Gad Akrep 3. ev) Yeni yoluna giderken güçlenecek ve bulunduğun yerden uzaklara, sana yabancı bir yere gidip yaşamını kuracaksın, der.( 9. ev Uranüs, Mars, Kad ).

Minerva yani Athena’yı temsil eden Pallas asteroidi İkizler Burcunda 9. evde. Felsefi konularda akademik bilgisi olan, iletişim ve zeka becerisi yüksek kadınların; hayatlarına ilahi bilgiyi çekeceklerini, bunu ilişkiler ve danışmanlıklar yoluyla yapacaklarını anlatır. Uluslararası düzeyde ses getireceklerini ve bunun uzaklardaki bir yayın organıyla ve sinema yoluyla sağlanacağını anlatır.( Netfilix) Uranüs ve Kad’ın buradaki (9. evdeki) varlığını da yadsımamak gerek.

Ne yolculuktu ama değil mi? Köklerimizin şifalanması ve sistemimizdeki düğümlerin çözülmesi dileğiyle…

“Yıllar önce yakılmış bir ateşin bugüne kadar yandığına inanmak zor. Peki ya vaktinden önce sönmüşse o ateş, geriye sadece koyu bir duman kalmışsa; mümkün müdür o küllerden yeniden doğmak? Geçmişi kabul etmek yetmez. Günümüzde bir şeylerin gerçekten değişmesi için korkmadan yeni adımlar atmamız gerekir. Küllerinden doğan Anka kuşunun hikayesi tam da böyle değil midir?” Zeytin Ağacı

KAYNAKÇA

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: